Umutsuzluk ..

Şu sıralar bende hakim olan duygu durumu.

İnsanlar beni gerçekten sinir edebiliyor , internet trollerinden nefret ediyorum.Yozlaşmış adi siyasetçilerden de nefret ediyorum , özellikle cahillikten nefret ediyorum.

Bir gün Israil’li Fanta içerek protesto eden vatan sevdalıları  , dolar bozarak doları düşürebileceğini düşünen halkımı , Fransa bayrağı yakarak Hollanda’ yı yola getiren sevgili insanlarımızı gördükçe içim kararıyor.

Açıyorum bir bir facebook sayfasını şöyle bir haber okuyorum ; Tubitak’ ın reddettiği proje ABD de hayat buldu.

Ertesi gün bindiği Mersedes’ den Almanya ya laf atan siyasileri görüyorum.Kandırıldık diyerek aklananlardan bahsetmiyorum bile. Siyasetin esiri olmuş hukuğu görüyorum ve üniversite düzeyinde gerçeği göremeyen kör gözler görüyorum.Paralı ayet çıkaracak düzeye geldiler , dini dizayn ediyorlar resmen .Yaptıkları her şeye dini bir kılıf mutlaka buluyorlar.

 

Teknolojiye güveniyorum biraz , teknoloji hayatımıza girince insanların sorgulayabileceklerini düşünüyorum.Olmuyor , olmuyor.Elindeki iPhone 6 ile ümmetçilik konuşmaları yapıyor insanlar.Kapalı olup dap dar giyiniyorlar , instagrama türlü türlü fotolar atıyorlar.Din bile evrim geçirdi fakat insanların zihinleri henüz değil.

Ortada dolanan sarıklı cübbeli insanlar var.Onları ciddiye bile almıyorum , onlar içimi karatan sebepler arasında bile değiller.Çünkü düşünceleri günümüz şartları ile tamamen uyumsuz durumda.

 

Dünya ilerlerken yerimizde sayıyoruz resmen.Yarınlara bakınca aydınlık gören var mı ? Bu düzen böyle gider mi veya bu düzen böyle nereye kadar gider ? Başlangıcı olan her şeyin bir sonu da olmalı.Kimseye kalmamış ki bu Dünya şimdiki siyasetçilere kalsın.İnsanlar bu Dünya’ya ne bırakırlarsa ileride de onunla hatırlanacaklarını düşünürüm ben hep.Başlangıcı olan her şeyin bir sonu da olmalı dedim ya hani , menfaat sahipleri bu süreyi uzatmak için her türlü kepazeliği yapmaya dünden hazır.Hollanda ile  yaşananlara bakın , mağdur edebiyatı yapılmak için ülkenin itibarının düştüğü duruma bakın.

 

Tek bir yaşam hakkına sahibiz.Bu coğrafyada doğduk , burada yaşıyoruz.Ülkeyi terk düşüncesi bana pek sıcak gelmiyor.Bırakıp , pes edip gitmek yakışı kalmaz diye düşünüyorum.Başka bir yerde sığıntı olarak yaşamaktansa burada ölmek daha onurlu bir davranış bence.

Bu ülkeyi düşünmenize rağmen insanlar sizi vatan hainliği ile suçlayabiliyorlar.Eğitim görmemiş insanlar oluyor genelde.

Ygs 2017 Cevap Anahtarı ve Çözümleri

Ygs Sınavı Zor Muydu  ?

Ygs sınavı zor muydu sorusuna verilen genel cevap matematik bölümün zor olduğu.

Türkçe bölümü ortalama zorlukta ve sosyal bölümünde felsefe sorularının zorlayıcı nitelikte olduğu dikkat çekildi.

Fen bölülümü ise her sene olduğu standartta denilebilir.Yani fen bölümü ortalam bir zorluk derecesine sahipti.

Ygs Sınavı Hatalı Sorular

Üniversite sınavlarında gelenek olarak bulunan hatalı sorular bu senede hatalı soru var mı sorusunu akıllara getirdi.Sınavdan sonra hatalı soru iddaaları ortaya atıldı.Bunlar ilerki saatlerde paylaşılacak.

Ygs Sınavı Cevap Sorular ve Cevap Anahtarı 

Ygs 2017 Cevap Anahtarını İndirmek İçin Tıklayın

Yorum olarak fikrinizi iletebilirsiniz.

Neden Google’a Muhtacız ?

Aslına bakarsanız bu soru uzun bir süredir kafamda dönüp duruyor.Bu kadar kişisel blog sitesi , haberler vb. tüm bilgi ve içerik üreten tüm siteler artık Google’ye neredeyse tamamıyla muhtacız .Ne derse o olur prensibi ile hareket edilirken hiçbir yerden ses çıkmıyor .Bir güncelleme ile tüm trafiğinizi yok edebilir , istediği kuralları size dayatabilir.Bunda özgür bir durumda artık.

Mesela bana AdSense harici bir tane reklam ağı sayın desem aklınıza kaç tane sağlam şirket gelir ? Rekabet oranı neredeyse sıfıra düşmüş durumda .Sürekli arama motorunun değişen algoritmalarına uyum sağlamaya çalışıyoruz.Sitenizi mobil uyumlu yapın deyip kendi webmaster sitelerine mobilden işlem yapmayı imkansız hale getiren bir şirket , başvurunuzu inceleyip 3 gün içerisinde dönüş yapacağız deyip 23 gün sonra mail yollayan bir şirket …

 

Emek , çaba ve özveri.Türkçe bir siteniz var ise bunların anlamı aslında hiçbir şey.Muhtaç olduğumuz AdSense sadaka verir ise mutlu olur duruma geldik.Rekabetin olmadığı yerde kalite olur mu ? Halbuki Bing , Yandex vb. arama motorları algoritmalarını ve tasarımlarını biraz daha geliştirebilirse işlerin azda olsa değişeceğini düşünüyorum.

Sırf Google’nin gözüne girebilmek için SEO diye bir iş alanı bile açıldı.Daha üst sıralara çıkmak için  birbirimiz ile yarışıyoruz.SEO için yapılması gerekenler açık ancak arama algoritmasının tamamen çözülmesi mümkün değil.Sadece tahminler üretebiliriz.Sanırım bir süre daha tahminler üretmekten başka elimizden başka bir şey gelmeyecek.Arama motoru olmadan sonuç gösteren bir teknolojinin gelişeceğini düşünüyorum ilerde.O zaman çok şey değişecek.

 

KOU IEEE Öğrenci Kulübü Değerlendirmem

Bugün bu yazımda IEEE’nin Kocaeli Üniversitesi kolunu elimden geldiğince subjektif bir şekilde değerlendirmeye çalışacağım 🙂

Öncelikle IEEE nedir ?

Kısaca bahsedeyim. IEEE , bilgisayar , elektrik , elektronik vb. mühendislik alanlarında bir çok ülkede faaliyet gösteren kar amacı gütmeyen bir kuruluş olup merkezi New York tur.Çeşitli etkinlikler ve çalışmalar düzenleyip mühendislik arasında birliği ve ilerlemeyi sağlamak amaçlarından bir tanesidir.

 

KOU Öğrenci Kolu Değerlendirmem

Bu kısa tanımdan sonra gelelim benim Kocaeli Üniversitesi IEEE kulübünde gözlemlediğim şeyleri subjektif olarak yazmaya.
Üniversite başlarken diğer bazı kulüplere üye olduğum gibi mühendislik alanına hitap ettiği için kulübün bilgisayar ve robotik sistemler alt kollarına üye oldum.Gerek daha önce duymadığım için gerekse isminin İngilizce olması nedeni ile bir miktar yadırgadım kulübü.

Kulübe üye olan kişilerin çekirdek kadroya yakınlaşmaya çalışmaları ve kulüpte görev almak için aşırı istekli oluşlarının sebebini daha sonra bir arkadaşla ettiğimiz sohbetten sonra kavradım.Referans almak , ileride kulübün yönetimde ve işleyişinde etkin olmak gibi basit sebepleri varmış.Aslına bakarsanız insanların gelecek kaygısı ile bu şekilde hareket etmelerini çokta garip karşılamamak gerek.Ben geleceğim için bir kulüpten medet umma düşüncesinin saçma olduğunu düşünerek bu kulüpten bir adım daha soğudum.Hem ben izin versem de egom buna izin vermezdi.

İş 255 kişilik Whatsapp gruplarına gelince orası zaten ayrı bir yıkım konusu.Günde onlarca boş mesaj arasında ayda bir iki kez gelen etkinlik fotoları ve ara sıra tanımadığım insanların kutlanan doğum günleri sebebi ile Whatsapp’da ki oluşumlarından da ayrılarak kulüpten çıkmış oldum.

Whatsapp gruplarında çıksam da gelen mesajlardan kurtulamadım.Şu sınıf gruplarında reklam paylaşılması kadar hiç bir şeyden nefret etmem(mühendisler için faydalı bir etkinlik olsa dahi) şu chat uygulamasında ve geçen güne kadar paylaşıldığına tanık olmadım.Anlaşılan kulübün tamamı dolu olan wp grupları yetmemiş reklam ve etkinlik davetlerini artık insanların ödev ve sınavlar hakkında bilgi aldıkları sınıf gruplarında paylaşır oldular.Kulübün yetkili kişilerine bu durumu ilettiğimizde düşük profilli cevap ve esprilerden de nasibimizi alarak KOU IEEE ‘ yi zihnimizde en antipatik kulüp olarak etiketledik.

Tabi bu yazdıklarım tamamen kişisel bir değerlendirme..Bu sebeple pekte ciddiye almayın