Neden Google’a Muhtacız ?

Aslına bakarsanız bu soru uzun bir süredir kafamda dönüp duruyor.Bu kadar kişisel blog sitesi , haberler vb. tüm bilgi ve içerik üreten tüm siteler artık Google’ye neredeyse tamamıyla muhtacız .Ne derse o olur prensibi ile hareket edilirken hiçbir yerden ses çıkmıyor .Bir güncelleme ile tüm trafiğinizi yok edebilir , istediği kuralları size dayatabilir.Bunda özgür bir durumda artık.

Mesela bana AdSense harici bir tane reklam ağı sayın desem aklınıza kaç tane sağlam şirket gelir ? Rekabet oranı neredeyse sıfıra düşmüş durumda .Sürekli arama motorunun değişen algoritmalarına uyum sağlamaya çalışıyoruz.Sitenizi mobil uyumlu yapın deyip kendi webmaster sitelerine mobilden işlem yapmayı imkansız hale getiren bir şirket , başvurunuzu inceleyip 3 gün içerisinde dönüş yapacağız deyip 23 gün sonra mail yollayan bir şirket …

 

Emek , çaba ve özveri.Türkçe bir siteniz var ise bunların anlamı aslında hiçbir şey.Muhtaç olduğumuz AdSense sadaka verir ise mutlu olur duruma geldik.Rekabetin olmadığı yerde kalite olur mu ? Halbuki Bing , Yandex vb. arama motorları algoritmalarını ve tasarımlarını biraz daha geliştirebilirse işlerin azda olsa değişeceğini düşünüyorum.

Sırf Google’nin gözüne girebilmek için SEO diye bir iş alanı bile açıldı.Daha üst sıralara çıkmak için  birbirimiz ile yarışıyoruz.SEO için yapılması gerekenler açık ancak arama algoritmasının tamamen çözülmesi mümkün değil.Sadece tahminler üretebiliriz.Sanırım bir süre daha tahminler üretmekten başka elimizden başka bir şey gelmeyecek.Arama motoru olmadan sonuç gösteren bir teknolojinin gelişeceğini düşünüyorum ilerde.O zaman çok şey değişecek.

 

KOU IEEE Öğrenci Kulübü Değerlendirmem

Bugün bu yazımda IEEE’nin Kocaeli Üniversitesi kolunu elimden geldiğince subjektif bir şekilde değerlendirmeye çalışacağım 🙂

Öncelikle IEEE nedir ?

Kısaca bahsedeyim. IEEE , bilgisayar , elektrik , elektronik vb. mühendislik alanlarında bir çok ülkede faaliyet gösteren kar amacı gütmeyen bir kuruluş olup merkezi New York tur.Çeşitli etkinlikler ve çalışmalar düzenleyip mühendislik arasında birliği ve ilerlemeyi sağlamak amaçlarından bir tanesidir.

 

KOU Öğrenci Kolu Değerlendirmem

Bu kısa tanımdan sonra gelelim benim Kocaeli Üniversitesi IEEE kulübünde gözlemlediğim şeyleri subjektif olarak yazmaya.
Üniversite başlarken diğer bazı kulüplere üye olduğum gibi mühendislik alanına hitap ettiği için kulübün bilgisayar ve robotik sistemler alt kollarına üye oldum.Gerek daha önce duymadığım için gerekse isminin İngilizce olması nedeni ile bir miktar yadırgadım kulübü.

Kulübe üye olan kişilerin çekirdek kadroya yakınlaşmaya çalışmaları ve kulüpte görev almak için aşırı istekli oluşlarının sebebini daha sonra bir arkadaşla ettiğimiz sohbetten sonra kavradım.Referans almak , ileride kulübün yönetimde ve işleyişinde etkin olmak gibi basit sebepleri varmış.Aslına bakarsanız insanların gelecek kaygısı ile bu şekilde hareket etmelerini çokta garip karşılamamak gerek.Ben geleceğim için bir kulüpten medet umma düşüncesinin saçma olduğunu düşünerek bu kulüpten bir adım daha soğudum.Hem ben izin versem de egom buna izin vermezdi.

İş 255 kişilik Whatsapp gruplarına gelince orası zaten ayrı bir yıkım konusu.Günde onlarca boş mesaj arasında ayda bir iki kez gelen etkinlik fotoları ve ara sıra tanımadığım insanların kutlanan doğum günleri sebebi ile Whatsapp’da ki oluşumlarından da ayrılarak kulüpten çıkmış oldum.

Whatsapp gruplarında çıksam da gelen mesajlardan kurtulamadım.Şu sınıf gruplarında reklam paylaşılması kadar hiç bir şeyden nefret etmem(mühendisler için faydalı bir etkinlik olsa dahi) şu chat uygulamasında ve geçen güne kadar paylaşıldığına tanık olmadım.Anlaşılan kulübün tamamı dolu olan wp grupları yetmemiş reklam ve etkinlik davetlerini artık insanların ödev ve sınavlar hakkında bilgi aldıkları sınıf gruplarında paylaşır oldular.Kulübün yetkili kişilerine bu durumu ilettiğimizde düşük profilli cevap ve esprilerden de nasibimizi alarak KOU IEEE ‘ yi zihnimizde en antipatik kulüp olarak etiketledik.

Tabi bu yazdıklarım tamamen kişisel bir değerlendirme..Bu sebeple pekte ciddiye almayın

Salatalık Maskesi Nasıl Yapılır?

Yaz mevsiminin vazgeçilmez sebzeleri arasında yer alan salatalığın, yüz ve genel cilt güzelliği açısından faydalarını bilmeyenimiz yoktur. Kırışıklıkların azaltılması, erken yaşlılık belirtilerinin yok olmasına yardımcı , sivilce ve siyah noktaların oluşmasına engel olması gibi cilde birçok faydası bulunan salatalık, cilt güzelliği için en fazla kullanılan sebzelerin başında gelmektedir.

plm
Salatalığın Cilde Faydaları Nelerdir?

– İçeriğindeki A vitamini sayesinde, cildin ihtiyacı olan vitamini sağlayarak cildin yenilenmesine yardımcı olur. Cildin iltihaplanmasına ve sivilce oluşumuna engel olan salatalık, iyi bir antioksidan kaynağıdır.

– B1 vitamini açısından zengin olan salatalık, hücre yenilenmesi ve ciltteki kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olur. Yaşlanma karşıtı olmasının yanı sıra, cilt kuruluğu ve kaşıntı gibi sorunların ortadan kalkmasına yardımcı olur.

– Cildin serbest radikallere karşı korunmasını sağlayan salatalık, aynı zamanda içeriğindeki C vitamini sayesinde cilde canlılık verir.

– Deri hastalıkları olan egzama ve biotin mantar enfeksiyonlarına karşı koruyucu özelliğe sahiptir.

– Kırışık oluşumunu engeller. Potasyum sayesinde cildin yumuşamasını ve nemlenmesini sağlar. Cildin bağ dokusunu güçlendirerek, cildin sıkı bir görünüme sahip olmasına yardımcı olur.

Cilt Nemlendirici Salatalık Maskesi Tarifi

Cildi nemlendiren ve güneş lekelerinin giderilmesine yardımcı olan salatalık maskesi, düzenli kullanıldığında ciltte fark edilir bir değişiklik görmeniz mümkün. Nemlendirici salatalık maskesinin malzemeleri ve yapılışı, aşağıdaki gibidir.

  • Bir yemek kaşığı yoğurt
  • Bir adet orta boy salatalık

Salatalığın kabuğunu soyduktan sonra mutfak robotundan geçirerek, yoğurtla birlikte iyice karıştırın. Hazırladığınız karışımı cildinize sürerek, 20 dakika bekleyin. Süre dolduktan sonra, cildinizi ılık su ile iyice temizleyin. Haftada iki defa uyguladığınızda, cildinizde gözle görülür bir yumuşama ve parlama hissedebilirsiniz.

Cilt Yenileyici Salatalık Maskesi Nasıl Yapılır?

Cilt yağı, kir ve makyaj kalıntıları gözeneklerde birikerek, sivilce ve siyah noktaların oluşumuna neden olmaktadır. Cilt yenileyici salatalık maskesini haftada iki defa uygulayarak, cildinizin yenilenmesini ve cilt kırışıklıklarının azalmasını sağlayabilirsiniz.

Maskemiz için gerekli olan malzemeler;

  • 1 çorba kaşığı alo evera jeli
  • 1 adet orta boy salatalık

Salatalığı soyarak mutfak robotundan geçirin. Daha sonra aloe vera jeli ile karıştırarak, cildinize masaj yapar gibi yuvarlak daireler çizerek uygulayın. Maske yüzünüzde 30 dakika kaldıktan sonra, soğuk suyla temizleyin.

Sivilce Önleyici Salatalık Maskesi Nasıl Yapılır?

Özellikle ergenlik ve hamilelik dönemlerinde sıklıkla karşılaştığımız sivilce sorunu, sivilce önleyici salatalık maskesi ile etkisini önemli ölçüde yitirmektedir. Haftada 2 veya 3 kez uyguladığınız takdirde, görünümüzdeki değişikliği rahatlıkla fark edebilirsiniz. Maskemiz için gerekli malzemeler şunlardır;

  • 1 yemek kaşığı yulaf ezmesi
  • 1 yemek kaşığı bal
  • 1 orta boy salatalık

Salatalığı soyduktan sonra, yulaf ezmesi ile birlikte robottan geçirin. Daha sonra balı ekleyerek iyice karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze sürerek, 20 dakika bekleyin ve sonrasında yüzünüzü soğuk suyla yıkayın.
Bunların dışında mevsiminde bol bol tüketeceğiniz salatalık, cildinize oldukça yararlı olacaktır. Birçok diyette de kullanılan salatalık aynı zamanda, zayıflama ve vücudun su ihtiyacını karşılanması konusunda da yardımcı olacaktır.

Neden Kişisel Blog Yazmalıyım ?

Bugün bu yazımda kişisel blog serüveni ve neden kişisel blog yazmalıyız gibi konular ele alacağım.

blog

 

Kişisel Blog Yazmak …

Zamanın hızla akıyor.İnternet kullananların bir çoğu sosyal medya denilen mecrada saatlerce zaman harcar hale geldi..Bilgi kirlilikleri , zihin bulanıklığı…Tamamen zihin işgali ve daha çok bağlanma üzerine kurulan bu sistemde ego , bencillik ve kaostan başka pek bir şey yok .Neyse ki bloglar var  o birilerini okumak , takip etmek isteğini bize cömertçe sunan.

Hani metropollerde yaşayan insanlar şehrin o kasvetinden , gürültüsünden , kirliliğinden bunalır da böyle sakin huzurlu bir yere gitmek ister ya işte kişisel bloglar internetteki o arana sakin , güzel kasabadır .Yazarın diğer yazarları tanımaya başladığı , ziyaretçisiyle dost olduğu ortamdır .

Blog yazmak  paylaşma isteğinin dışa vurumudur.Öyle sosyal medyada durum paylaşmaya benzemez.Burada sadelik , çaba ve özveri ve emek vardır .Hele çabanıza karşılık ziyaretçilerden olumlu dönüşler alıyorsanız doğru yoldasınız , yürümeye devam edin.

Sadece paylaşmak ve aktarmak değildir aslında blog yazmak.Anı depolamak , anı arşivlemektir bir bakıma .Yıllar sonra kendini kıyas edebilmek , kendindeki değişimi görebilmektir.

Yazabilmek için daha fazla okuyacak , daha fazla izleyip araştırmanız gerekecek.Kültür ve bilgi bakımından size katacağı değer çok büyük olacaktır.Ayrıca siteyi de geliştirme ve daha güzel bir blog oluşturma oluşturma yolun web ortamını da kavrayacaksınız.

obb

Bir an önce başla

Bu yola başlarken az ziyaretçi veya emeğinizin hakkını alamadığınızı düşündüğünüz olacak.Herkes böyle başlıyor bu işe , önemli olan pes etmeden devam edebilmek.Bu işi bir boş uğraş değilde hayat tarzınızdaki bir unsur haline getirebilmek..Gerisi kendiliğinden geliyor zaten ..Okundukça daha fazla yazıyorsunuz , yazdıkça daha fazla okunuyorsunuz .

Artık iş başvurusunda bile internet sitenizin veya blogunuzun olması sizin için avantaj sağlıyor.Hem Google amcada bizi çok sevmekte , bloglar hem onun hemde ziyaretçilerin baş tacı.Kolay bilgiye ulaşabilmede bloglardan iyisi var mı ? Çöplüğe dönmüş forumlar artık ölüyor.Giriyorsun blogdan istediğini alıp çıkıyorsun..

Blog yazmaya başlamak için bir zaman geç değil, hemen başlayabilirsin.Her insanın yazacak bir şeyi vardır .Her insan bir dünyadır ve keşfedilmeyi bekler.Siz yazın gerisini kaşiflere bırakın.

Bir daha ki yazıda görüşmek üzere 😉

Efendisi Olduğumuz Teknolojinin Artık Birer Kölesiyiz

Teknoloji göz kamaştırıcı bir şekilde ilerliyor .Hayal dahi edemeyeceğimiz şeyler , hayal dahi edemeyeceğimiz kadar kısa bir sürede gerçekleşip hayatımıza giriyor.Bu teknolojiye adepte olmaya çalışırken aslında benliğimizi , bizi biz kılan kişiliğimizi esir ediyoruz.Geçen her zaman diliminde git gide robotlaşıyoruz.

ko

Daha az güç sarfederek , daha az hareket ederek işlerimizi halleder olduk.Teknolojiye karşı olduğum düşünülmesin teknolojinin bize sunduğu sayısız nimeti görmezden gelmek nankörlükten başka bir şey olmaz , benimki sadece her zamanki gibi geçmişe bir özlem sadece .

 

Büyüdük…

Artık dışarıda saklambaç oynayan , boş tarlalarda top koşturan  çocuklar yok.Dizleri düşmekten, elleri misket oynamaktan aşınan çocukları görmek ne mümkün.Eve gitmemek için , dışarıda biraz daha fazla oynayabilmek için, kendi aramızda daha fazla şey paylaşabilmek için didinir dururduk.Arkadaşlarımızla birleşir , büyük abilerle boş tarlalarda mahalle maçı yapardık…

pp

Artık bunların hiç biri neredeyse kalmadı.Çocuğuna  I-Pad almadan iyi bir baba olman pek mümkün olamıyor.Birlikte vakit geçirmiyor , bir birlerimizin gözlerine değil ekrandaki isimlerine bakıyoruz.Sürekli içinde olduğumuz , bizi sürekli kendine bağlayan bu teknolojiden kopamıyoruz.Sisteme bağlandık , artık onun bir esiriyiz.

İnsanlara sevgimizi değil facebook beğenilerimizi veriyoruz.Sürekli bir paylaşım yapma isteği içerisindeyiz.Facebook , twitter , instagram ….Mutluymuş numarası yapıyoruz , insanların ne yaptığımızı ve nerede olduğumuzu bilmelerini istiyoruz.Kısacası herkesle paylaşmamız gereken anları manşetleyip değersizleştiriyoruz.

 

Kopamıyoruz.

Sosyal dediğimiz bu medya ve çağın gereklilikleri dediğimiz şeylerden kopamıyoruz.Ayrılınca bir zihin bulanıklığını içerisinde buluyoruz kendimizi.

Her iyi şey kendi zıttını doğurur.Teknolojide böyle işte…

 

Bu yazıyı yazarken esinlendiğim sosyal medya bağımlığı videosu olan “Look Up” ı Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz ;