Akciğer Kanserinin Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

ghbb

Kanser türleri arasında en fazla ölüme neden olan kanser türü, akciğer kanseridir. Akciğer kanserinin sinsi bir şekilde ilerlemesi nedeniyle, belirtileri geç ortaya çıkmakta ve erken tanı konulması konusunda geç kalınmaktadır. Bu yüzden akciğer kanserinin nedenleri ve belirtileri hakkında yeterli bilgiye sahip olmak, hayati öneme sahiptir. Yazımızın devamında, akciğer kanserinin nedenleri, akciğer kanserinin belirtileri ve akciğer kanserinin tedavisi hakkında detaylı bilgiler bulunmaktadır.

Akciğer Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

– Hırıltılı nefes alıp vermek, nefes alıp vermede hafif zorluk çekme.

– Besinleri yutmada zorlanma ve ses kısıklığı.

– Sık sık ve sürekli öksürmek ve öksürüğün şeklinde görülen değişiklik.

– Kanlı balgam veya kan tükürmekte, akciğer kanseri belirtileri arasındadır. Bunun yanı sıra balgam renginde değişiklik görülmesi de kanserin belirtileri arasındadır. Öksürükle beraber gelen kan ise, akciğer kanseri hastalarının %25’lik gibi önemli bir bölümünde görülmektedir.

– Yüz ve boyun bölgesinde şişkinlik görülmesi.

– Sarılık, kansızlık, iştahsızlık ve hızlı kilo kayıpları da, akciğer kanserinin önemli belirtileri arasınndadır.

– Öksürme esnasında sırt, göğüs, omuz veya kollarda görülen ağrılar ve bu ağrıların öksürük kesildikten sonra sona ermesi.

– Parmaklarda oluşan şekil bozuklukları.

– Sağ karın kısmında hissedilen ağrılar.

– El ve ayak parmaklarında karıncalanma ve batma hissi.

Akciğer Kanserinin Nedenleri ve Risk Faktörleri

Akciğer kanserinin meydana gelmesi, tek bir nedene bağlı olmayıp birçok nedene bağlı olarak görülebilmektedir. Arsenik, tütün, röntgen ışınları, uzun süre güneş ışığına maruz kalma, hava kirliliği ve sigara gibi nedenler, akciğer kanserine yakalanma riskini en fazla artıran faktörler arasındadır. A ve E vitamininin eksikliği de, kanser oluşumunu tetikleyen bir durumdur.

Sigara Kullanımı : Akciğer kanserine yakalanma riskini artıran, en önemli risk faktörlerinden birisidir. Tütünde yer alan ve hücrelere zarar veren maddeler, zamanla akciğer üzerinde kansere neden olabilmektedir. Tiryakinin hangi yaşlarda ve ne kadar süredir sigara kullandığı da, risk faktörünü etkileyen unsurlar arasındadır.

Asbest : Asbestte kanser oluşumuna zemin hazırlayan etkenler arasında yer alır. Bazı endüstrilerde kullanılmakta olan ve fiberlerde yer alan bir mineral grubu asbest, solunması durumunda akciğerlere yapışarak yerleşir ve hücrelere zarar vererek kanser oluşumunu tetikler.

Radon Gazı : Kayalarda ve toprakta kokusuz, renksiz ve görünmez halde bulunan radyoaktif gazdır. Sıklıkla solunması ve uzun süre maruz kalınması durumunda, akciğer riskini büyük oranda artırmaktadır.

Genetik Yatkınlık : Aile bireylerinde kanser hastalığının görülmesi, diğer bireylerde akciğer kanseri görülme olasılığını artırmaktadır. Genetik yatkınlık, aile bireylerinde direk olarak akciğer kanseri riskini artırmakta ve çevresel faktörlerin birleşmesiyle bu risk daha fazla artmaktadır.

Hava Kirliliği : Hava kirliliğinin akciğer kanserine neden olduğu, yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.
Akciğer Kanseri Riskini Artıran Meslekler: Bazı meslek dalları, akciğer kanseri riskini artırmaktadır. Bunlardan bazıları; tersane işçileri , izolasyon, madenciler, tekstil işçileri, plastik sanayi işçileri, boya ve dökümhane işçileri, petro-kimya, batarya ve muşamba işçileridir. Bu grupta çalışanlar, normal meslek dallarına göre daha fazla risk altındadır.

 

Akciğer Kanseri Tedavisi

Akciğer kanserinin tedavisi , Cerrahi operasyon, ışın tedavisi yani radyasyon ve kemoterapi adı verilen ilaç tedavisi şeklinde yapılmaktadır. Kanser kütlesi ameliyatla alınabilecek durumdaysa , kanserli bölge ameliyatla açılarak kütle alınır. Ameliyat sonrasında ise, ilaçla tedaviye bir süre devam edilir.
Akciğer kanserinin tedavisinin etkili olabilmesi için, erken teşhis konulabilmesi hayati önem taşımaktadır. Teşhis ne kadar erken konulursa, hastalığın tedavisi daha hızlı ve olumlu olarak sonuçlanmaktadır. Akciğer kanserinin çok fazla gecikmesi durumunda, tedavi şartlarının ağırlaşması söz konusudur.

Bilgisayarın Göze Verdiği Zararlar

Bilgisayarın Göze Verdiği Zararlar ve Göz Sağlığı

Bugün günümüzde modernleşmiş teknolojide, özel hayatınızda iş hayatınızda bilgisayar kullanımının yeri yüksek derecededir. Bilgisayarların faydası unutulmamak la birlikte, kullanırken yüksek derecede görsel dikkatlilik istemektedir. Bilgisayar kullanımlarıyla, en çok artan şikayet, gözlerle ilgili şikayetlerdir.

Bilgisayar kullanımında, göze ya da görme sorunlarının ortaya çıkması, göz yorgunluğu olarak bilinmektedir. Sıklıkla karşılanan sorunlar şunlardır. Gözlerde yanma hissi, kızarıklık, gözleri kısmak, odaklanmakta zorluk çekmek, iki tane görmek ışığa bakamamak, baş ağrıları, bel ağrısı.

1
Bahsedilen bu belirtilerin bir kaçının bilgisayar başında olduğumuz süreçte yaşanıyor olması, gözlerimizin yorulduğunu işaret edebiliyor. Belirtilerin görülmesi kişinin alışkanlıklarına çalışma ortamına ve şekline göre değişimler gösterebilir. Bilgisayar kullanımının göze verdiği zararlar ve çözümlerinden bahsetmekte fayda olacaktır. Bahsettiğimiz bu göz ağrıları kızarıklık gibi belirtileri olan kişi bir göz doktoruna gidip göz kontrollerini yaptırmalıdır. En büyük nedenlerden birisi kırma kusurudur(lens takmayı gerektirecek gözlük numara bozukluğu ) miyop, hipermetrop, astigmatizm gibi kusurların olup olmadığını kontrol ettirerek gözlük ve lensle tedavi edilmesi ilk aşamadır. Gözlük camları veya lenslerin numaraları yetersiz kalırsa gözde yorgunluğa sebep olabilir. Halk arasında bilinen bir değişe değinmek ve doğrusunu söylemek gerekirse, bilgisayar kullanmak insanların gözlerini bozmaz. Lakin mevcut bir kişinin bilmediği veya önemsemediği kırma sorununun, belirtileriyle meydana çıkmasına yardımcı olur. Çalışma saatleri çok fazla olmadıkça sorunsuz bir göz bilgisayar karsısında bozulmayacaktır. Bilgisayarın göze verdiği yorgunluk bir süre dinlendikten sonra geçer. Kalıcı hasarlar oluşturmaz. yakın objelere bakılırken gözde ortaya çıkan uyum farklılıkları, tıp değimiyle akomodasyon olarak bilinir.

2

 

Uzak mesafedeki bir cisme bakılırken yakın mesafedeki bir cisme bakıldığında, gözlerde bulunan bazı küçük kaslar kasılarak, kristal lens denilen gözün içinde bulunan merceğin çapını değiştirir ve gözler yakın görmeye uyum sağlar. Farklı uzaklıktaki objeleri yada uzakta olan cisimleri net görebiliyorsa, akamodasyon mekanizmasında sorun yok demektir. Mekanizma yetersiz kalırsa kısa süreli bulanıklık görülebilir, bilgisayara bakarken, uzaktaki bir cisme bakarken geçici bir süre bulanık görülebilir. Eğer bu süre daha fazla uzun süreler olmaya başlarsa göz yorulması ve bağ ağrımasına yol açacaktır. Tedavisi gözlük ile olmaktadır. Bilgisayar kullanımı göze zararlı mı diye düşünürsek bilgisayar göze zararlı değil diyemeyiz fakat doğru kullanıldığında tabi ki yanlış kullanıldığında bilgisayar göze farklı boyutlarda zararlar verebilir. Gözleri diğer etkileyen bir diğer faktörse bilgisayar ekran özellikleridir. Araştırmalar sonucunda anlaşılmıştır ki gözler monitöre odaklı bir şekilde bakamıyorsa, göz kasları kasılıp gevşemektedir ve göz merceği sürekli şekil değiştirmektedir. Bu belirti gözlerin ekrana odaklı bakamama sebebidir. Ve sonuç olarak göz yorgunluğu şikayet’i artacaktır. Bundan dolayı, gözlerinizin sağlığı açısından, kullandığınız ekranlar düşük parlaklık oranında ve yüksek çözünürlükte olması sizin için faydalı olacaktır.

 

LCD en sorunsuz büyük ve iyi teknolojik ürün ekranlardır. Göz koruyucu filtre kullanmanız hem yansımayı azaltacak, azda olsa radyasyonu azaltacaktır. Eski 14’’ inç monitörlerin yeni büyük ekranlı monitörlere göre daha çok radyasyon yaydığını hatırlatalım.